Turkey

Aşağıdaki okuyabileceğiniz EurActiv Türkiye’nin bugün yayınladığı yazısı ümit verici.

Nihayet İsveç, İngiltere, İtalya, İspanya ve Finlandiya harakete geçtiler.

Türkiye’yi desteklemek için hazırladıkları planın en önemli maddesi bana göre şudur:

2) Kıbrıs Rum Kesimi dönem başkanı olmadan, 6 ay içinde Kıbrıs sorununun çözülmesi için her tür çaba gösterilecek. Aksi halde çözümsüzlükten Rumların sorumlu olduğuna yönelik açıklamalar yapılacak.

Bu madde beni çok sevindiriyor çünkü şu ana kadar Kıbrıslı Rumlar’ı çözümü istemeyen taraf olarak niteleyen AB’li siyasetçilerin sayısı çok az.

Bu madde Kıbrıslı Türkler’e ve Türkiye’ye karşı yapılan adaletsizliği yok edecektir.

Ama Kıbrıs’ta çözüm bulunmazsa, “Türkiye’nin dostları” gerçekten bu maddeyi uygulayacaklar mı?

AB-Türkiye ilişkilerini kontrol altına alabilecekler mi?

Gerçekten AB-Türkiye müzakerelerini yeniden sağlam bir istikamete doğru yönlendirebilecekler mi?

Işte en çok merak ettiğim konu budur.

Bugün herkes biliyor ki AB’nin kabiliyetli pilotlara ihtiyacı vardır (Mesela Wolfgang Münchau ve Martin Vander Weyer AB’nin gerçek liderlere ihtiyacı olduğunu yazdılar (Ingilizce yazılar)).

Işte EurActiv Türkiye’nin yazısı:

AB’de “Türkiye’nin Dostları”ndan ilişkileri iyileştirmek için girişim

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye için hazırladığı İlerleme Raporu öncesinde AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin zayıflamasından rahatsız olan ve kendilerine ‘Türkiye’nin Dostları’ adını veren bir grup Avrupalı siyasetçinin, Türkiye’nin AB sürecinin nasıl tekrar rayına oturtulacağını tartışmak üzere bir araya geldiği bildirildi. Toplantıda, müzakerelerde yeni bir başlık açılması için çaba gösterme, altı ay içinde Kıbrıs sorununu çözmek için adımlar atma, Türkiye’ye ‘Sarkozy seçimlerde yönetimden gidince Fransa’nın dört başlıktaki vetosunun kalkacağı’ mesajı verilmesi üzerinde anlaşıldığı öğrenildi.

Türkiye’nin 1 yıllık AB performansını değerlendiren “2011 İlerleme Raporu” yayınlandığında rapordaki en büyük eksiklik Rum ve Fransız vetoları nedeniyle 2005’ten bu yana ilk kez yeni müzakere başlığı açılamamış olması ve ilişkilerin tam anlamıyla tıkanmasıydı. Buna bir de Başbakan Erdoğan’ın “Rumlar’ın 2012 yılında AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesi bizim için yok hükmündedir. Tanımadığımız bir ülke ile masaya oturmayız” sözleri eklenince ilişkilerin daha da kötüye gitme ihtimali kuvvetlendi.

İNGİLTERE VE İSVEÇ ÖNCÜ

Vatan gazetesinin haberine göre, durum böyle olunca Avrupa Birliği içinde Türkiye ile ilişkilerin zayıflamasından rahatsız olan ve kendilerine “Türkiye’nin Dostları” adını veren İsveç, İngiltere, İspanya, İtalya ve Finlandiya’dan siyasetçiler harekete geçme kararı aldı. Rum Filileftheros gazetesinin dün manşetten duyurduğu habere göre İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt ve İngiltere’nin çağrısıyla bu 5 ülke İlerleme Raporu’nun açıklanmasından iki gün önce kendi aralarında bir toplantı yaptı. 5 ülkenin üst düzey temsilcilerinin katıldığı toplantıya Bildt başkanlık ederken, yine Türkiye’nin AB sürecine tam destek veren Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle de katılımcılar arasında yer aldı. Türkiye’nin Dostları, toplantıda Türkiye ile sürecin nasıl yeniden rayına oturtulabileceğini tartıştı. Ankara ile müzakerelerde sadece tek bir müzakere başlığı (Bilim ve Teknoloji) sonlandırılmış, ancak geriye kalan 34 başlığın 18’inin üzerindeki veto kalkmadığı için 2011 yılında tek bir başlık bile masaya gelememiş ve görüşmelerde ilerleme sağlanamamıştı.

‘MERAK ETMEYİN SARKOZY GİDER’

Brüksel’de gerçekleşen görüşmede bu veriler ışığında Türkiye ile ilişkileri yeniden canlandırmak için 3 maddelik bir plan hazırlandı. Buna göre:

1) İsveç, İngiltere, İtalya, İspanya ve Finlandiya, AB içindeki göreceli güçlerini kullanarak Türkiye ile en kısa zamanda yeni bir müzakere başlığı açılmasını sağlayacaklar. Böylece pozitif yönde ilk adım atılmış olacak.

2) Kıbrıs Rum Kesimi dönem başkanı olmadan, 6 ay içinde Kıbrıs sorununun çözülmesi için her tür çaba gösterilecek. Aksi halde çözümsüzlükten Rumların sorumlu olduğuna yönelik açıklamalar yapılacak.

3) Fransa’da 2012 yılında gerçekleşecek olan seçimlerden Türkiye karşıtı görüşleriyle ilişkilerin bozulmasında büyük rol oynayan Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin mağlup ayrılacağı beklentisi üzerine yoğunlaşılacak ve Ankara’ya, “Merak etmeyin Sarkozy’nin gitmesiyle Fransa’nın 4 başlık üzerindeki vetosu da kalkacak” mesajı verilecek.

Saygılar,

Cem

Dipnot: EurActiv Türkiye’nin diğer bir yazısını da sunmak istiyorum (“Türkiye’nin Dostları” bir üyesi olan Alf Svensson ile ilgili kısmı):

AP üyesi Svensson: ‘Yaşlı ve hasta Avrupa’nın genç Türkiye’ye ihtiyacı var’

Avrupa Parlamentosu’ndan Avrupa Halk Partisi üyesi Parlamenter Alf Svensson, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından düzenlenen ‘AB, Türkiye ve Yeni Ortadoğu’ konulu çalışma yemeği ve toplantıda sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler ile bir araya geldi. ‘Türkiye bir gün AB üyeliğinden vazgeçecek diye korkuyorum’ diyen Svensson, ‘Avrupa yaşlı ve hasta bir adam. Ayağa kalkmak için genç Türkiye’ye ihtiyacı var.’ dedi.

Konuşmasına ‘Türkiye zaten Avrupa’nın bir parçası. Büyük kızım bir Türkle evli ve İskandinavya’daki en güzel çocuklara sahipler.’ diyerek başlayan Svensson, ‘Küreselleşen bir dünyada daha çok işbirliğine ihtiyacımız var. Türkiye’nin günümüzde Avrupa Parlamentosu’nda oynayabileceği önemli bir rol var.” dedi.

Svensson, üyesi olduğu “Friends of Turkey” (Türkiye’nin Dostları) adlı, tüm partilerden parlamenterlere açık olan bir destek grubuyla, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olan parlamenterler üzerinde baskı oluşturmaya çalıştıklarını anlattı.

Svensson, ‘Şimdiye kadar Türkiye’nin üyelik sürecinde AB, anahtarın kendi elinde olduğunu düşünüyordu. Ancak ben diyorum ki, unutulmaması gereken Türkiye’nin de kapıyı kapatma ihtimali olduğu.’ şeklinde konuştu.

İsveçli parlamenter, ‘Açıkça söylemeliyim ki, Türkiye’nin AB üyeliği için başvurusunu geri çekmesinden endişeliyim. Türkiye’nin AB’de bulunmasının, Avrupa için bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Bu, sadece Avrupa ya da Türkiye için değil, tüm bölge için önemli.’ dedi.

Avrupa’yı ‘yaşlı ve hasta’ olarak niteleyen Svensson, yaşlı insanların gençlerin desteğine ihtiyacı bulunduğunu belirterek, genç nüfusa vurguyla ‘Türkiye’de çok sayıda genç insan var’ dedi.

Tweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0
Author :
Print